Karacaoğlan (Halk Edebiyatı)

17. Yüzyıl (Halk Şiiri Altın Çağı)

4. Karacaoğlan (Halk Edebiyatı) Toroslar'da göçebe Türkmen (Yörük) aşiretleri arasında yaşamış, Türk halk şiirinin en büyük lirik şairlerinden biridir. Şiirlerinde tasavvufi, dini veya felsefi konulara hiç girmemiş, tamamen dünyevi aşkı ve doğa güzelliklerini işlemiştir. Güzelleme türünün en büyük ustasıdır; şiirlerinde somut, gerçek dünyadaki güzelleri (Elif, Zeynep, Eşe gibi isimlerle) ve Anadolu'nun yaylalarını anlatır. Dili o kadar saf, duru ve akıcı bir Türkçedir ki, 17. yüzyılda yazdığı şiirleri bugün hiçbir sözlüğe bakmadan anlayabilirsin. "Varsağı" ve "Semai" nazım biçimlerinde çok başarılıdır ve şiirlerinin çoğu bestelenerek türkü haline gelmiştir. Gezgin bir şairdir; diyar diyar dolaşmış, gördüğü güzelleri ve coğrafyayı şiirleştirmiştir. Karacaoğlan, halk şiirinde ressam gibi tasvirler yapan ilk şairlerdendir ve kendisinden sonra gelen Aşık Veysel gibi pek çok ozanı etkilemiştir.

* Şiirinden Örnek: "İncecikten bir kar yağar / Tozar Elif Elif deyu / Deli gönül abdal olmuş / Gezer Elif Elif deyu"