İslamiyet Öncesi Türk Şiiri

İslamiyet öncesi Türk şiiri, Türklerin henüz İslamiyet’i kabul etmediği ve yazıyı etkin olarak kullanmadığı dönemde oluşan "Sözlü Edebiyat"geleneğinin bir ürünüdür. Bu edebi ürünler, "kopuz"adı verilen bir saz eşliğinde söylenirdi. Henüz yabancı kültürlerin etkisine girmemiş olan bu şiirlerde dil saf ve sade Türkçeydi. Şiirler dörtlüklerhalinde ve milli ölçümüz olan hece ölçüsüylesöylenirdi. İlk söyleyeni zamanla unutulan bu eserler, dilden dile ve nesilden nesile aktarılarak halkın ortak malı (anonim) haline gelmiştir.

Yazıya geçirilene kadar yüzyıllarca sözlü olarak yaşayan bu şiirlerin günümüze ulaşan en önemli örnekleri, 1072-1074 yıllarında Kaşgarlı Mahmut tarafından yazılan Divânu Lugâti't-Türk adlı eserde derlenmiştir. Bu şiirler; Türklerin Sığır (av törenleri), Şölen (kurban törenleri) ve Yuğ (yas törenleri) adını verdikleri toplantılarda; Ozan, Kam, Baksı, Şaman veya Oyun adı verilen şairler tarafından okunurdu. Dönemin başlıca ürünleri ise Koşuk (aşk/doğa şiiri), Sagu (ağıt) ve Sav idi